YENİ NESİL PERAKENDE ANALİTİĞİ ŞİRKETİ: REM PEOPLE

REM People müşteri ihtiyaçları ve talepleri doğrultusunda teknolojisini ve servislerini geliştirmeye devam ediyor.

50’den fazla ülkede, 120’den fazla müşteriye hizmet veren REM People, sahip olduğu bütünleşik yaklaşımla üretici firmalara ve markalara yönelik perakendede yapay zeka tabanlı teknolojik çözümler sunuyor.

Sene başında ABD merkezli Ethos Management’tan aldıkları 12 milyon dolarlık yatırım ile girişimcilik ekosistemine global ölçekte ses getiren REM People, İstanbul, Dubai ve geçtiğimiz sene sonunda açtıkları Londra ofisiyle birlikte perakende analitiğine yön veriyor. REM People’ın CEO’su Bülent Peker depremin geride bıraktığı izler ve gelecek planları hakkındaki sorularımızı yanıtladı:

Bülent Peker

CEO - REM People

Bülent Peker

6 Şubat’ta Türkiye’nin 11 ilini etkileyen deprem felaketinden sonra şirketler de yardım seferberliğine ekipleri ile destek oldular.

REM People da bölgeye kendi ekipleri ile ulaşarak arama kurtarma çalışmalarına destek verdi.

Bu alanda kendini geliştirmeyi hedefleyen REM People, hem insan kaynaklarıyla, hem de teknolojik kaynaklarıyla gelecekteki felaketlere daha hazırlıklı olacak!

Cumhuriyet tarihinde başımıza gelen en büyük felaket

6 Şubat sabahında herkes gibi biz de Cumhuriyet tarihinin görmüş olduğu en büyük felakatlerden birine uyandık. Ülkemiz adına büyük bir üzüntüyle vefat edenlere Allah’tan rahmet, geride kalanlara baş sağlığı ve geçmiş olsun dileklerimizi iletiyorum.

6 Şubat sabahı felakete uyandık

Önceliğimiz bölgede çalışan arkadaşlarımızın ve ailelerinin sağlık ve sıhhatini garanti altına almak, ardından her türlü maddi ve manevi desteği sağlamak oldu. Bütün arkadaşlarımızı güvenli yerlere yerleştirerek lojistik destek verdik.

Görece olarak daha az etkilenmiş bölgedeki ekip arkadaşlarımızla birlikte hareket ederek, İstanbul ve diğer illerden gelen yardım faaliyetlerinin bölgedeki koordinasyonu konusunda birlikte çalıştık. Gönüllük esasıyla oradaki ekibimizle koordineli olarak arama kurtarma çalışmalarına hızlıca destek vermeye başladık.

İstanbul’dan da şirketin kurucularının da başında olduğu yaklaşık 14 kişilik bir ekiple depremin 2. günü Hatay’a gittik. Bu süreçte hedefimiz arama kurtarma faaliyetlerinde aktif olarak yerinde destek verdik. Orada bulunan arama kurtarma ekiplerine dahil olarak enkaz altındaki insanların kurtarılması yönünde aktif çalışmalarımız oldu. Enkaz altından sağ olarak kurtardığımız ve maalesef ki cenazesine ulaştığımız insanlarımız oldu.

Yardım koordinasyon faaliyetlerine daha hızlı dahil olabilmek adına kurum içerisinde aktif iletişim grubu oluşturarak bölgedeki doğru noktalara, doğru yardımları, doğru zamanda ulaştırma şansı elde ettik. Birçok sivil toplum örgütüyle ilişkili olarak yardım faaliyetlerinin genel koordinasyonunda aktif olarak rol alan ekip üyelerimiz, bizler sahadayken özellikle sosyal medyada dönen ihbarları değerlendirerek yönlendirmelerde bulundu. Yine aynı şekilde bu grup üzerinden ekip üyelerimizin iletişimde oldukları diğer STK’ler ile bilgi akışlarını sağlayarak hala enkaz bölgesinde arama kurtarma operasyonlarını yürüten ekip üyelerimize temiz bilgi verdik.

Bu bizim REM People olarak kurucular ve çalışanlar olarak almış olduğumuz bireysel inisiyatiflerdi. Şirket olarak maddi manevi her türlü bu sürecin arkasında olduk. Bir de haricen, özellikle bölgede tespit ettiğimiz ihtiyaçları nakdi anlamda giderebilmek için de bazı katkılarda bulunduk. Özellikle arama kurtarma ekiplerinin ihtiyaçlarını gidermek üzere desteklerimiz devam etti. Bizim için öncelik bölgeye birçok kanaldan yardım

Bizimle iletişime geçin

ulaştırılırken özellikle arama kurtarma faaliyetlerine ağırlık vermekti çünkü en çok aksayan oydu. Açıkçası öncelikli olarak enkazdan olabildiğince çok insanın sağ çıkabilmesi için, bütün kaynaklarımızı oraya ayırdık.

Türkiye’nin en büyük markaları da oradaydı

REM People olarak Türkiye’nin en büyük FMCG markaları, kategori liderleriyle birlikte çalışıyoruz. Bu süre zarfında onlarla da yakın ilişkimiz oldu. Ve gözlemledik ki müşterilerimizin tamamı, zaten ayni ve nakdi yardımlarla gönderdikleri yardım tırlarıyla yaptıkları maddi bağışlarla bu sürece aktif destek verdiler. Çalıştığımız kurumların bizlerle aynı şekilde düşünüp, hareket ediyor oluşları bizleri mutlu etti. Bölgede olduğumuzu duyan müşterilerimiz bizleri arayıp yardım konusunda koordinasyona dahil oldular.

Yine bölgede olduğumuzu bilen telekomünikasyon sektöründen çok büyük bir müşterimiz destek vermek adına ihtiyaçlarımızı sordular. Bölgedeki büyük sıkıntılardan biri olan bebek maması ve hijyen-temizlik malzemeleri temini tarafında faaliyet gösteren müşterilerimiz de sürece dahil oldular.

Yurt dışındaki müşterilerimiz de deprem sürecinin içerisine aktif olarak girdiler, taziyelerini bizlerle paylaştılar. Herhangi bir yapabilecekleri katkı, sunabilecekleri herhangi bir şey olup olmadığını sordular. Biz de onları Türkiye’de güvenilir kaynaklara yönlendirdik.

Tüm bunlar oradaki o ağır psikolojik şartlar altında çalışırken büyük bir moral desteği oldu. Birden fazla müşterimizin bunu tamamen spontane bir şekilde düşünmesi ve bizleri düşünerek hareket etmesi açıkçası bizim için çok mutluluk vericiydi.

Teknoloji sınıfta kaldı

Teknolojinin bütün nimetlerinin deprem gibi felaketlerde oynayabileceği hayati rolü biliyorduk; gördük. Bilimin ilmin ışığında ilerlenmiş olsaydı bu kadar büyük bir felaketin zararlarının azaltılması mümkün olabilirdi. Bugün inşaat teknolojisinde veya güvenlik teknolojisindemeydana gelen gelişmeler bu tür durumlarda kayıpları minimuma indirebilmesi için aslında büyük imkan sağlıyor. O tarafı geçiyorum, o başlı başına bir tartışma ve ders konusu!

Arama kurtarma faaliyetlerinde zamanla yarışıyorsunuz, dakikalarla, saatlerle yarışıyorsunuz. Arama kurtarma faaliyetlerine yönelik teknolojiler daha aktif kullanılsaydı kurtarılan canların 4-5 kat daha fazla artabileceğini gördük. Örneğin 10 saatlik bir arama kurtarma faaliyetinin 4-5 saati yer tespiti, nokta atışı yer tespit edebilmekle geçiyor. Zaman dediğim gibi çok önemli. Faaliyetlerdeki teknolojik imkanları kullanan ekipler, çok büyük katkılar gösterdi. Fiili olarak, kurtarma faaliyetine katılmasa bile özellikle vatandaşların, depremzedelerin, enkaz altında tespit edilmesi noktasında çok büyük rolleri oldu. Tabii ki teknolojinin yanında arama kurtarma köpeklerinin rolü yadsınamaz da bir gerçek! Devasa bir enkazın içerisinden, jandarmamızın arama kurtarma köpeği sayesinde nokta atışı yer tespiti yapılarak 2 vatandaşımızı daha canlı olarak çıkardık.

Öne çıkan teknolojiler

Termal kamera teknolojisi çok ilerlemiş durumda ve arama kurtarma alanında çok verimli kullanıldığını gördük. Butermal kameralar üzerinden, dağ yığını şeklinde enkazların içerisinde, yatayda ve dikeyde nerede kaç kişi olduğunu nerede boşluk olduğunu, nerede canlı olduğunu, canlının yetişkin mi çocuk mu olduğunu tespit eden kameralar vardı. Bir başka teknoloji ise sismik ses dinleme teknolojileriydi. Enkaz altındaki insanların sesini duyarak kurtarma faaliyetlerini yönlendirmek çok önemli.

Drone teknolojisi ve yapay zekanın da süreçte çok aktif bir şekilde kullanılabildiğini gördük. Yapay zeka desteğiyle görüntü tanıma ve işleme teknolojileri, drone yardımıyla zarar gören binaların hızlı bir şekilde tespit edilebilmesi ve ulaşım konusunda faydalı oldu. Deprem gibi kriz durumlarında en büyük sorunlardan bir tanesi de, sahada binlerce yüzbinlerce farklı kaynaktan gelen verinin toplanması, tek bir merkezde toplanması, bu verilerin doğrulanması ve sonra da aksiyon alınabilmesi için doğru birimlere yönlendirilmesiydi.

Yapay zekanın önemi

REM People olarak farklı kaynaklardan gelen yüzbinlerce verinin toplanması, toplanan verinin doğrulanması, raporlanması ve “call to action” çıkarılmasına yönelik çalışıyoruz. Bu bilgilere göre de aksiyon alınıyor. Felaket süreçlerinde de aynı akışın olduğunu gördük. Dünyada bunu yapabilecek tamamen yapay zeka tabanlı platformlar olduğunu tespit ettik. Dolayısıyla olabildiğince insan eli

değmeden bu süreçlerin otomatize edilebileceğini gördük. Buradan çıkardığımız en büyük derslerden biri zararı minimuma indirebilmek için yine teknolojinin gücünden sonuna kadar yararlanmamız gerektiği.

İleride olabilecek felaketlere karşı REM People’da hazırlıklar başladı

Deprem teknolojileriyle ilgili yaşadığımız bu deneyim bizi şuna sevk etti: Beklenen İstanbul depremine, İstanbul merkezli bir şirket olarak daha hazır olabilmemiz için iki şey yapmaya karar verdik. Bunlardan bir tanesi şirket içerisinde bir sivil savunma ekibi oluşturuyoruz. Bu sivil savunma ekibi AFAD'dan ve ilgili akredite kuruluşlardan alacağı profesyonel eğitimlerle arama kurtarma faaliyetlerinin çeşitli safhalarında bilgi birikim sahibi olacaklar. Buna yönelik de ciddi bir gönüllü talebi var şu an şirketimizde.

Şirketimizin olası bir deprem anında, İstanbul'daki bir deprem süreci içerisinde çaresiz kalmaması ve çevresine yardımcı olabilmesi için bir sivil savunma bilinci oluşturacağız. Bunu da eğitim müfredatımızın içerisine ekleyeceğiz. REM Akademi eğitim müfredatımızın içerisine olacak.

İkinci olarak arama kurtarma faaliyetlerinde bizim sağlayacağımız insan kaynağı da önemli. Ama günün sonunda biz bir teknoloji şirketiyiz ve işin teknoloji tarafında biraz daha fazla çalışmak istiyoruz.

REM People olarak arama kurtarma faaliyetlerinde dünyada kullanılan teknolojileri Türkiye’ye getirip, çalışanlarımızla bunların kullanılma şekillerini öğreneceğiz.

Şirket olarak buna yatırım yapacağız. Termal kameralar, sismik ses dinleme cihazları, dronelar ve yapay zeka destekli sistemlere sahip olacağız. Bizim kabiliyetlerimiz yeteneklerimiz buna yatkın. İstek olarak da, motivasyon olarak da… Bunu ülkemiz ve insanımızın geleceği için önemli buluyoruz açıkçası. O yüzden kendimize biçtiğimiz en önemli misyon bu.

Dolayısıyla kendimize biçtiğimiz misyon, 1 yılın sonunda Türkiye’nin herhangi bir yerinde afetle tekrar karşılaştığımız zaman elimizde teknolojilerle ve bunları kullanabilecek yetkinlikte insan kaynağıyla destek vermek olacak. Hedefimiz hep yapmaya alışkın olduğumuz şeyi, depremde de yapmaya devam etmek.

Müşteri başarı ekibimiz formu doldurduktan sonra en kısa sürede size ulaşacaktır